Feng Shui

FENG SHUİ DÜNYASI'NDAN HAYATA BAKIŞ

Yaşam hepimize sınırsız fırsatlar sunar, ama bazılarımız o fırsatları bulup faydalanmanın yollarını buluruz; bazılarımız içinse, yaşam nehri öylesine önünden akıp geçer. Nehre boş boş bakanlar bilmeden hayıflanırlar, "şansızım ben" derler, çabalamadan. Belki de nasıl, ne yönde çabalayacaklarını bilmedikleri için. İşte Feng Shui, burada faydalanılacak klavuzlardan biri olarak çıkar karşımıza. Yaşamın sunduğu tüm nimetlerden payımıza düşen maksimum faydayı elde etmek için, kendi doğamıza dönmek, yaradılışımızdan getirdiğimiz özelliklerimizi keşfetmek ve bunları geliştirecek bize en uygun mekanları hazırlamak için bize rehberlik eder.

Feng Shui Nedir?
Sözlük anlamı "rüzgar" ve "su" olan Feng Shui, doğada var olan evrensel yaşam enerjisini, yaşadığımız mekanlarda harekete geçirmenin yöntemlerini gösteren eski bir Çin öğretisidir. Yaşam yolculuğunda bize sunulan seçeneklerden biri olan bu öğreti, evrenin güçleriyle denge içinde yaşamanın ve bunu mekanlarımıza taşımanın yollarını gösteren bir klavuzdur.

Feng Shui Ne Değildir?
Feng Shui, hayatımızı bir günde değiştirecek sihirli bir değnek değildir. Ancak, evlerde, iş yerlerinde vb. yerlerde yapılan doğru uygulamalar göstermiştir ki; yaşam akışımızı olumlu yönde değiştirmek elimizdedir. Feng Shui bir din veya tarikat da değildir, dini inancınız ne olursa olsun, doğanın dost enerjilerini evinize davet etmenize engel değildir.

Feng Shui Yaşamınıza Ne Katar?
Doğanın bir parçası olan insan, yaşadığı mekanda da doğadaki denge ve uyumunu arar. İnsan ve mekan uyumsuzluğu, hayatımızı olumsuz yönde etkiler. Beş bin yıllık geçmişi olan Feng Shui öğretisi, insanın varoluş özelliklerine uygun yaşam alanlarını düzenleme yöntemidir. Böylece daha sağlıklı yaşar, mutlu ilişkiler kurar, kendimizi geliştirir, kariyer beklentilerimize ulaşır ve kazancımızı artırabiliriz. Yaşam bir yolculuktur, Feng Shui bu yolda alacağınız kararlardan biridir.

Yaşadığınız Mekanlar Yaşamımım Üzerinde Ne Kadar Etkili?
Binalar insalara benzer, sokak kapıları onların ağızları, pencereleri ise gözleridir. Odaları, vücudun organları gibidir. Evlerde atılamadığı için saklanan ve yığın oluşturan eşyalar, enerjinin mekan içerisinde rahatça dolaşmasını engellediğinden, tıpkı bedenimizde hastalıklara yol açan kistler gibi yaşamımızda engellere ve olumsuzluklara sebep olur. Bazı mekanlara girdiğinizde bu olumsuz baskıyı üzerinizde hisseder ve hemen oradan çıkmak istersiniz; bazılarındaysa, kendinizi çok rahat hisseder ve kalkıp gidemezsiniz. Feng Shui uygulaması yapılırken öncelikle bu yığınlardan arındırılırsınız ve hayatınızın tıkalı olan o yönlerinin açılmaya başladığını farkedersiniz. Yaşam bütün insanlara karşı son derece cömerttir, ama yalnız nimetlerden faydalanmak için çabalayanları ödüllendirir.

YAŞAMA SANATI

Kader
Doğuştan gelen şansımızı, doğduğumuz yer, aile çevre, kalıtımsal özellikler olarak sıralayabiliriz. Kaderimizi değiştiremememize rağmen, gelecek olayların zamanını öngörerek gerekli tedbirleri alabiliriz.

Eğer hava raporu yağmur yağacağını belirtiyorsa yanımıza şemsiye alırız. Aynı şekilde doğduğumuz yıl, ay, gün ve saat, kader analizimizi yapabilmemiz için bize ipuçları verir.

Evinize veya işyerinize Feng Shui danışmanı çağırdığınızda bu servisi alabileceksiniz.

Feng Shui
Çevremizle uyum içinde yaşama sanatıdır. Feng Shui, yaşam sürecimizde karşılaştığımız olumlu şartların arttırılması ve olumsuz olanların önlenmesini sağlayan bir uygulamadır.

İnsan
İnsan, yaşamı boyunca kişisel gelişimini sağlayacak yöntemlerle şanslarını arttırabilir. Eğitim bize fırsatların kapısını açar.


Tüm renkler, ana renk olan kırmızı, sarı ve mavinin karışımından oluşur. Birbirleri ile değişik oranlarda karıştırılarak elde edilen ara renkler hayatımızda daha fazla kullandığımız renklerdir. Yaşamın çoğunu, griler, yeşiller,
kahverengiler içinde geçiriyoruz.Büyük şehirlerin kızdığımız soluk ve isteksizlik aşılayan sevimsiz griliği insanı çileden çıkartırken, işe giderken yol kenarında gördüğümüz küçük bir yeşillik ruhumuzu aydınlatır. Güneş gökyüzünde belirdiğinde ve gölgeler netleştiğinde içimiz ısınır, renklerde griliklerini terk ederler. Bunlardan bazılarına ise çoğumuz takılıp kalırız.
Mesela kırmızı renk aralarında en iddialı olanıdır. Hatta renk frekansı nedeni ile uzaktan en çabuk seçilen renktir. Frekansı yüksek olan kırmızı, mekanlarınızda çok dikkatli kullanılması gerekli bir renktir. Baskın ve ana renklerin kullanılacakları yeri seçerken çok dikkatle yaklaşmak gereklidir. Sevdiğiniz rengin büyüsüne kapılıp, alışveriş torbalarınızı hep aynı renk ile doldurup eve geldiğiniz olmuştur. Fakat bir süre sonra bakarsınız ki, yanlarında giyecek ve onlara destek olacak renkte bir giysi almamışsınızdır. Evlerimizde de renklerimizi seçerken, bu renklerin ne kadar ve hangi malzeme üzerinde kullanılacağı çok önemlidir. Kırmızı rengi kullanırken, zemin veya 4 duvarının tamamının üzerinde kullanmak büyük bir hata olur. Bunu veya benzer tutumları tercih etmeseniz bile hatta günlük alışverişlerinizde dikkatle alışveriş yapsanız bile karşınıza şu sorun çıkabilir.

karışık oda

Günümüzde pek çok mobilyayı artık hazırlanmış ve bitmiş bir şekilde ve hatta salon veya yemek odası olarak döşenmiş bir şekilde görüp, seçip alıyorsunuz. Evlerinize bir şeyler çizip yaptırmak istediğinizde devreye yetenekler giriyor ve yapamam diye düşünüyorsunuz. Bu nedenle de hazır olarak sizin için güzelce kaplanıp satış standında yerini almış mobilyalardan etkileniyorsunuz. O halde onu beğendiğiniz yer ile sizin evinize geldiği zaman yerleşeceği yer arasında çok iyi bağlantı kurmalısınız. Bunun için ve dahası için yapmanız gereken şeyler var. Nereden başlasanız acaba ?



Tuvaletsiz Ev İsteyenler için !
Tuvaletsiz Ev miBanyonun hayatımıza 1800 ‘ li yıllarda girdiğini, modern tuvaletin çok uzak değil, sadece 1596 yılında Sir John Harington tarafından tasarlanmış ve icadı nedeni ile İngiltere’nin alay konusu olduğunu hatırlarsak.... , Feng Shui ile ilgili sözlere geçmeden önce, önemli bazı şeyleri konuşmamız gerekecek.

Sadece klozet kapaklarını kapatmanın, evin bereketini kaçıracak bir önemli bir yaklaşım olduğuna takılı kalarak Feng Shui uygulamaya çalışanlar, öncelikle insanın tarihteki temizlik serüvenine yakınlaşmalıdırlar.
1500’lü yıllarda insanı veba ile tanıştıran, Paris’te, tıp enstitülerinin baş hekimlerine salgının sebebine neden olarak, sıcak suyla yıkanınca açılan cilt gözeneklerinden hastalık kapıldığını ve yıkandıkça vebanın yayıldığını ! söyleten korkunç bakış açıları, bizim insanlık tarihimizde olan şeylerdir. Başka bir yerde değil.

İnsanlara uzun yıllar hem de 19. yüzyıla kadar yıkanmanın sakıncalarını anlatan bilim adamları ile yoluna devam edenler, bugün aramızda değiller. Ancak ne yazık ki, şu an şık banyolar ve musluklardan sürekli akan su ile yaşayan yeni çağın insanları da geçmişlerini unutmuş durumdalar. Bu kez aşırı uçlar için konuşan bilim adamları, aşırı hijyen ürünleri ile yaşıyor olmanın, temel bakterilere karşı bizleri savunmasız bıraktığı için sınırları bilmenin önemine değiniyorlar.
Toprağa yakın yaşamın geçerli olduğu ve apartman dairelerinin olmadığı 1000 yıllar önceki dönemlerde insanın yaşayış biçimine sağlıklı çözümler ve öneriler getiren Feng Shui, banyolar için değil, o zaman elbette tuvaletler için konuşmakta idi. Günümüzün banyo kültürünü içeren, insanlara jakuzilerde kokular içinde günün yorgunluklarını atacakları yer olarak gösterilen bu ıslak mekanlar, artık Feng Shui’nin bu konuda önerilerde bulunduğu zamanki şartlara sahip değil.

Aynı zamanda hamam kültürü ile tarihe adını yazdırmış kültürümüz bugün, Çin ithalatı bir düşünce biçiminin etkisindeymiş gibi gösterildiği için Feng Shui yanlış anlaşılmaktadır. Ve Feng Shui ‘ nin sadece tuvaletlere bu yanlış bakış açısı yüzünden kolayca yargılanmaktadır.

Feng Shui ‘ de insanın eylem alanlarını ve bunların enerji kalitelerini bize anlatan bazı kalıp yaklaşımlar bulunmaktadır.Bu yaklaşımlardan bir tanesi Bagua Gayeleri metodudur.Düzenler ve insanlar bu yaklaşımlar içinde kolayca değerlendirilir ve ne kadar esnenebileceği ortaya çıkar.

Biz uzmanlar, yaşamları ve mekanları hem Bagua Gayeleri ile hem de Çin pusulası ve Flying Star metodu ile kombine olarak değerlendiriyoruz. En önemlisi konu tuvaletler olunca, çağın şartları değişti ve “Eğer evinizde tuvalet varsa” diye sormuyoruz artık. Tuvaletsiz ve banyosuz bir mekan yok. Tüm değerlendirmeler içinde her zaman onlar da var. Banyolarımız Bagua gayeleri ile belirlediğimiz alanlardan birine mutlaka denk gelmektedir.

Kısaca bu alanların isimlerini hatırlayalım; Kuzeyi için Kariyer, Güneybatı için Evlilik ve Ortaklık, Doğu için Aile ve Sağlık, Güneydoğu için Maddi Refah, Kuzeybatı için Yardımcı Enerjiler, Batı için Çocuklar ve Yaratıcılık, Kuzeydoğu için Kişisel Gelişimler ve Güney için Şöhretiniz ‘ dir. Her biri için ayrı enerji aktivasyonu gerçekleşir. Ve banyo her birini ayrı şartlarda etkiler.

Banyonuz, bu başlıklardan en az birinin içinde mutlaka yer alacağı düşünülerek dikkatle hareket edilmeli ve çok şık, çok temiz, içinde bulunulmaktan hoşlanılacak, neredeyse bir oda gibi düzenlenmiş olmalıdır.

Banyo; içinde sadece klozet barındıran bir yer olarak algılanmamalıdır. İnsanın doğal ihtiyaçları sadece klozet ile sınırlı olmadığı gibi, ertesi güne sağlıklı başlamanın çok güzel yöntemlerinden biri olan, rahatlatıcı bir duş veya jakuzi keyfi göz ardı edilmemelidir.

Banyoda ayna kullanmaktan korkulmamalı ve gerektiği gibi bir aynanın kişinin kendini sürekli takip etmesi açısından ne kadar önemli olduğu unutulmamalıdır. Sadece omuz üzerini gösteren aynalar kullanmak, kendinizi her gün baş ve boyundan ibaret olarak algılamanıza destek verecektir. Bu da doğru bir yaklaşım değil elbette.

Banyonuz veya tuvaletiniz, Bagua Gayelerinizden hangisinin içinde yer alırsa alsın, bir felaket gözüyle bakılmaktan vazgeçilmelidir. Eğer keyif alınacak ve hijyenik, aydınlık bir banyo yaratabilirseniz, Feng Shui’nin yanlış aktarılan çok önemli bir bilgisinden zarar görmektense, yarar sağlamış olacaksınız.

Elinize bir pusula alarak, evin merkezinde durun ve banyonuzun hangi yönde olduğuna bakın. Banyonuzun içinde bulunduğu bagua gayesine gore ve sizin banyonuzun dekorasyonu ile evin tümüne olan bakış açınız bir araya getirilerek size faydalı bir Feng Shui danışmanlığı sağlanabilir.

Banyonun ve tuvaletlerin sakıncalı olduğunu düşünen Feng Shui bakış açılarına karşı ufak bir kaç deneme ile karşılık verin. Tuvaletiniz geldiği zamandan en az 2 saat sonra tuvaletinizi kullanmayı deneyin. Uzun sure bekledikten ve kendinizi tuvalete zor attıktan sonra tuvalete bakış açınız değişecektir. Çok çalıştınız, aşırı yorgun ve pissiniz, yıkanmadan ertesi güne kokarak başlayın. Ve banyonuzu biraz özleyin. Bakalım banyonuza ne yenilikler yapmak isteyeceksiniz.

Banyonun mekan olarak evin dışına atılması ve diğer mekanların içinde bulunmaması gerekliliğini söyleyen veya sırf orada bulunduğu için büyük sakıncalar yarattığını düşünen hayali Feng Shui önerilerinden uzak durun.

Tuvalet ve banyolarınıza Feng Shui’nin sakıncalı mekanları olarak bakmaktan vazgeçerseniz, aslında hayatımızda çok büyük bir sembolizme sahip olduğunu fark etmek için kendinize fırsat tanırsınız.

İnsanın hayattan aldığını verdiği, bedenine saygı duymayı öğrendiği ve aynadaki görüntüsü ile çırılçıplak karşılaştığı bu mekan insanın kendisi ile yüzleştiği ilginç bir mekandır. Banyonuza nasıl baktığınız hayata nasıl baktığınız ile doğru orantılıdır. Orayı sadece bir klozetten ibaret görüyorsanız, Feng Shui işte bu aşamada size, nelerin ters gitmekte olduğunu anlatabilecektir.

Tuvaletsiz ve banyosuz ev hayali kurmak, hayata gerçek dışı bir bakış açısının ürünüdür.
Banyonuzu sevin, içinde vakit geçirin, içini süsleyin, aynanızı büyütün, kendinize bakmaktan çekinmeyin, özel ışıklar ile aydınlatılmış çiçekler ve bitkiler koyun, mum kullanın, kokuyu ihmal etmeyin…


 BAŞARI İÇİN FENG SHUİ

Başarı İçin Feng ShuiGeride kalmak, başarı basamaklarından korkarak adım atmaya mı titriyorsunuz? Sizi geride durmak kalıbına yerleştiren bir merci yok ise,bu konuma kendinizi kendiniz getirdiniz. Yani mahkumiyetinizin sebebi sizsiniz! Ve bunu biliyorsanız artık şimdiden zafer kazandınız demektir. İkinci ve yapılacak en önemli şey “Ben değerinizi” hatırlamanız olacaktır. Hem de hiç vakit kaybetmeden. Başkalarına yetişmek için değil, kendinizi kaçırmamak için. Tüm bunlar evinizi düzeltmekten daha büyük öncelik taşıyan şeyler. Çünkü evinizi veya büronuzu şekillendirirken, hayatta bulunduğunuz yere olan inancınız hayallerinizi de etkileyecektir.
Büyük düşünün , daha fazlasını hayal edin. Bunu hak ettiğinize inanın. Ve hak etmek için insana hizmete başlayın. Hani şu sahilde bulunan çok sayıda deniz yıldızlarını denize bıkmak usanmak bilmeden geri fırlatan adamın hikayesini hatırlarsanız. Tüm bunları ona boşuna yaptığını ve nasıl olsa onların geri geleceğeni ve hiçbir şeyin fark etmeyeceğini söyleyen diğer adama ne cevap verdiğini de.. Bir kez daha bir deniz yıldızını eline adam “ Bunun için çok şey fark eder” demişti.
Pek çok kişi şu an evlerinde ya yeterince fark edilmedikleri için üzülüyor.. Ya da kendilerine yeterince fırsat tanınmadığından hayıflanıyorlar. Yaşamlarını düzeltmek için Feng Shui ‘ de hata mı yapıyorum diyenler nereden başlayacaklarını bilemiyorlar. Gerçek kahramanlar, tarihte uzun yıllar sonra ileri doğru hedeflerini belirlemek isteyenlerin , doğru zamanda arkalarına baktıklarında işaret ettikleri kişiler olmuştur. Onlar, başkalarının adımlarına destek olacak izler, fikirler , buluşlar bırakan ve isimlerini değil yüreklerini ve akıllarını tam anlamı ile işine aşkla veren insanlardır. Bazılarının hayatlarının bir yerinde trajik bir hikaye saklıdır. İvme ta o günlerden başlamıştır. Ve onlar işlerini kahraman olmak için değil, gerçekten hizmet etmek için yapmış olanlardandır.
Bugün eğer yeterince başarı kazanmadığınızı düşünüyorsanız, ne kadar ileri baktığınızı düşünün. Eğer emeklerinizin fark edilmediğini düşünüyorsanız, öncelikle kendinize yatırım yaptığınızı hatırlayın. Ve eğer kimsenin kıymetinizi bilmediğini düşünüyorsanız, gerçekten çok yakınlara bakıyorsunuz demektir. Çalışma hayatının getirdiği yorucu ve bıktırıcı koşulları her sabah sevgi ile yeniden göğüslemenin en önemli şartı, işinizi sevebilmek ve aslında ne kadar uzun vadeli yatırımlar yapmakta olduğunuza kendinizi inandırabilmenizdir. İnancınız hizmete ve onlardan faydalanan gerçek insanlara dönüşecektir.
Başkaları ne düşünecek diye kendinizi hırpalamaktan vazgeçmelisiniz. Tüm zamanınızı kim olduğunuzu kanıtlamaya çalışarak harcamak ise büyük hata olur. Endişe hastalığından kurtulmak , her gününüzü daha huzurlu kılacaktır. Kendinizi değiştirme sürecine sevgi ile çevrenizi de katarak , kendinizi bir anda büyük bir kabul ‘ ün içinde bulmaya ne dersiniz ?
Kurtarılacak deniz yıldızı olmaktansa, bir deniz yıldızı kurtarmak için kıyıya koşarken bulacaksınız kendinizi.. Ve bu koşu da ancak arzularınızı gerçekleştirdiğiniz duygusunu besleyen bir iş aracılığı ile hizmet etmeye başlayadığınız zaman gerçek olacaktır.
İlk adımı geride durduğunuzu kabul ederek değil, geride durmayı kendinizin seçtiğini kabul ederek atabilirsiniz.
Evinizdeki Feng Shui dinamiklerinden en büyüğünün ve en önemlisinin “SİZ” olduğunu bilmelisiniz. Önce kendinizi değiştirmelisiniz. Odalarınızdaki değişim sonsuza kadar devam edebilir.
Arzuları ve endişeleri bitmeyen insan dinamiği oldukça, tüm enerjiler insanın egosuna veya başarısızlık korkularına takılı kalacaktır.

AZ HARCAMA İLE DEKORASYON YAPABİLİRSİNİZ
Az Harcama ile dekorasyonEvinizin dekorasyonu ile ilgili değişiklikler yapmayalı uzun zaman olmuş olabilir. Cebinizde biraz paranız var. Ve evin içinde fazla masraf yapmadan değişiklik yapmak istiyorsunuz. Cebinizi az yakacak
değişim kalemlerini yazalım o zaman.
1. Kullandığınız eşyaların yerlerini değiştirmek her zaman kolay değildir. Bir ışığın yerini değiştirmek de öyle. Işık kaynaklarınızın sadece şapkalarını değiştirebilirsiniz. Üstelik bu tasarımları olmak zorunda da değil. Sadece renklerini de değiştirebilirsiniz.
2.  Eğer ışık kaynaklarının şapkalarını değiştiremiyorsanız, ampul renklerin ile oynayabilirsiniz. 
3.   Abajurlarınızı, salonunuzun ışığını her gün açıp kapıyorsunuz. Peki sadece onları açtığınız güçte kullanmak zorunda olmadığınızı da biliyor musunuz? Öyleyse onlara hemen dimmer sistemi alın. Ve kademeli ışık sisteminiz olsun. Gece isterseniz loş ışığınız, yüksek aydınlık gereken durumlarda ise güçlü bir ışık kaynağınız olacaktır.
4.   Küçük aksesuar değişiklikleri yapabilirsiniz. Tüm kül tablalarınızın rengini değiştirin.
5.    Kırlentlerinizin kumaşlarını değiştirerek, ya da koltuk takımlarınızın sadece minderlerinin kumaşlarını değiştirerek de farklılık yaratabilirsiniz.
6.    Parça halı kullanıyorsanız, cebinizi yakmayacak yeni halılar edinebilirsiniz.
7.    Evinize geldiğinizde kendinizi iyi hissetmek istiyorsanız, önce girişinizden başlayın ve ilk değişim bu bölümde olsun. Eğer sizi mutluluk hisleri yaratan bir giriş karşılarsa, her gün evinize daha büyük bir mutluluk ile dönersiniz.
8.    Evinize çeşitli büyüklüklerde vazolar alabilirsiniz. Bunları her gün taze çiçek ile donatabilirsiniz. Ben her gün çiçek alamam diyorsanız, başarı ile taklit edilmiş yapma çiçekler kullanabilirsiniz. Ancak Feng Shui kuru çiçek kullanmayı önermiyor.
9.    Renk seçimlerinizde cesur olun. Kahverengi, gri, siyah gibi renkler gerekli kombinasyonlar içinde veya destek renkler ile kullanılmamışsa sizi bir süre sonra sıkabilir.
10.  Evinizde sivri yapraklı yani bizim Yang bitki dediğimiz iç mekan bitkileri yerine, yuvarlak yaprakları olan ve yumuşak enerjilere sahip ev bitkiler kullanmayı tercih edin. Eğer alerjiniz yok ise, evinizde bitki bulundurmanızı tavsiye ederim.
11.  Yine cebinizi yakmayacak küçük cam önü çiçekleri alabilirsiniz. Kış mevsiminde açan ve uzun süre açık kalan çuha çiçeklerinin o güzel renklerini evinize mutluluk getirmesi için alabilirsiniz.
12.   Banyoda her gün kullandığınız diş fırçanızı, saç fırçanızı ya da başka malzemelerinizi içine yerleştirdiğiniz aksesuarlarınızı takım olarak değiştirebilirsiniz.
13.  Banyolarınızın fayanslarını kırdırmadan da yeni fayans kaplaması yaptırabilirsiniz.
14.  Küvetlerinizi sökmeden, onları boyayacak özel malzemeleri kullanabilir ve yeni bir takım yaratabilirsiniz.
15.   Evinizi boyatmayı düşünüyor ve uzun süredir hep aynı rengi görüyorum diyorsanız, eminim önce cebinizi düşünüyorsunuz. Ancak tüm evi boyatmak zorunda değilsiniz. Çünkü sadece tek bir duvarı boyatabilirsiniz. Yatak odasında başınızın olduğu duvar olabileceği gibi, salonunuzda televizyonun olduğu cepheyi de boyayabilirsiniz. Tercihinizi girişten yana da kullanabilirsiniz.
16.  Her zaman duvar rengini değiştirirken boya kullanmak zorunda değilsiniz. Sadece yine bir duvar olmak üzere kaplama kağıdı kullanabilirsiniz.
17.  İstediğiniz resimleri, istediğiniz yere göre büyütüp uygulayan firmalardan yardım alabilir. Mesela çocuk odanızın veya çalışma odanızın bir cephesine bir resim uygulaması yaptırabilirsiniz.

KIRMIZIDAN BAHSEDİCEM...

CochinealMerhabalar bu kez size KIRMIZI ' dan bahsetmek istiyorum ; Kırmızı renk, hani şu Ün, Şan, Şöhret köşesinin rengi, hayatımızda her zaman yer almış ve en çok sevilen renklerdendir. Feng Shui'de kullanılması, aşırı aktivasyon sağlıyor olması nedeni ile dikkat edilmesi gerekli renkler arasındadır. Tüm renkler, 3 rengin karışımından oluşur. Bu renkler; Kırmızı, Sarı ve Mavi'dir. Her şeyin bir rengi vardır. Şeffaf olan şeyler bile renklidir. Bunlardan kırmızı; gökkuşağının en dışında yer alan ve en düşük frekanslı renktir.

Dünyada kırmızı, diğer renklerde olduğu gibi, insani hiç bir çaba olmadan üretilmediği hallerde iki yolla görülür; biri ışığın kırılması ile, diğeri ise bir objenin üzerinde. Bunların dışında bir de kara madde ışıması dediğimiz, ısıtılan bir cismin karanlıkta ısıya bağlı olarak kırmızı hal alması bulunmaktadır. Milattan önce kurulmuş uygarlıklardan beri, kaya ve mağara resimlerinde de olmak üzere en çok kullanılan kırmızı, insan tarafından tarih içinde çeşitli şekillerde üretilmişlerdir. Bunlar ilginç olan bir tanesini paylaşmak istiyorum. Kırmızı tarih içinde de şimdide bir takım kimyasal tepkimeler ile elde edilmekte. Hatta bazı yiyeceklerimizin de renklenmesini sağlayan bir kimyasal karışım olarak gıda katkı maddesi adı ile hayatımızın tam içinde yer almakta. Hele hele şu çocuklarımıza yedirdiğimiz şekerlemelere ne demeli
Victoria Finlay, "Renkler" adlı kitabında harika bilgileri bize ulaştırıyor. Çok ünlü sanatçıların yağlıboya resimlerinin orjinal renklerini kaybettiği araştırmalar ile bilinmektedir. Eminim ki, sanatçı uzun yıllar dayanamayacağını o da biliyordu. Fakat bazılarının eserleri - ki bunlara Van Gogh' un bir eseri de dahildir - bu konuda biraz daha şanssız olmuştur. Sanatçıların eserlerinde bir gün batımında veya bir çiçeğin yapraklarında kullandığı kırmızı renk acaba nasıl elde ediliyordu.
Finlay bakın kitabında ne diyor; "...,..İnkaların birçok kırmızısı vardı. Kızılağaç ahşabını yumuşatıp koyu pembe renk elde ediyorlar, annatto bitkisinin kurutulmuş tohumlarından kavuniçi boya yapabiliyorlar ve elbette siyah için yaptığım araştırmalar sırasında bulduğum gibi, bakkam ağacı kullanıyorlardı; gerçekte siyahları kırmızılarından daha iyiydi.Ama koşnil böceğinden yaptıkları yakut rengi hazinelerini en iyi renkleri olarak kabul ediyorlardı...."
Kitabında bahsettiği Koşnil böceği bugün de hala kırmızı rengin üretimi için kullanılmakta ve hatta gıda boyası olarak hayatımızın en içinde yiyeceklerde tarafımızdan tüketilmektedir. Bilindiği kadarı ile bu böcekten elde edilen kırmızı rengin katkı maddesi olarak adı da "E-120" dir.
Köşnil olarak yazdığım ve bu şekilde okunan böceğimizin adı Cochineal' dir. Ve farklı kaktüslerde asalak olarak yaşamını sürdüren bir böcek türüdür. Avrupa'ya 16.yüzyılda gelen, kırmızı rengi bize sağlayan bu böcek, özellikle Aztekler tarafından fazlası ile kullanılmıştır. Bu renk sadece gıda maddelerinde değil, kozmetiklerde, saç bakım ürünlerinde, rujlarda ve üzeri güzelce kızarmış bazı yiyeceklerde de kullanılmaktadır. Cochineal yaşam süresini büyükçe bir kaktüsün içinde geçirir ve hamile kaldığı dönemde kızardığı için bu kaktüslerden sağılır ve özel makinelerde ezilerek , kimyasal işlemler sonrası kullanılabilir bir kırmızı renk haline getirilir.


BEBEKLERDE IŞIK
Bebek 
Odası AydınlatmasıIŞIK VE BEBEKLERİMİZ
Bebeklerimizin odalarını şenlendirmekte artık ne çok imkan var. Hem şenlikli, keyifli hem de sağlığa uygun ürünler kullanmak da çağın getirdikleri ile her şey mümkün. Bebek odalarının aydınlatmasına değinelim biraz.
Aydınlatma ürünlerini iki ayrı yerden değerlendirmeye başlamak gerekli. Bir tanesi onları almamıza neden olan cazibeli görünüşleri, bir diğeri ise sağlayacakları ışık kalitesi. Günümüz ışık kaynakları fazlası ile renk ve kalite skalası sağlamakta, bu nedenle istediğiniz renkte ve güçte ışık sağlayabilirsiniz.
GENEL AYDINLATMA
Bebek odaları içinde kullanacağınız ışık kaynakları bebeğin gözüne direk gelmeyen, ışığın kaynağı olan ampulü görmeyecekleri şekilde düzenlenmiş olmalıdır. Bebeğin uzun süre odasında yatar pozisyonda vakit geçireceği bilgisi çok önemlidir. Günlerinin neredeyse tamamını uzun süre uyuyarak geçirmekte olan bebekler, sırt üstü yatırıldıkları zaman, ortalama 10 m² lik bir odayı aydınlatan ışık kaynağı ile göz göze gelirler.
Bir odayı aydınlatmak için, genellikle ilk tercih olarak mekanın tavanının tam ortasında yer alan bir alan kullanılır. Buradaki alanda , aydınlatma armatürümüzün şıklığını veren parçalarının , ışık kaynağını göstermeyecek şekilde, bizim dolaylı aydınlatma dediğimiz metot ile kullanılması ideal olanıdır. Dolaylı aydınlatmalarda ışık kaynağı, armatürün içinde tekrar tavana yansır ve genel bir aydınlatma sağlar.
Dimmer kullanmak da her zaman önerdiğim bir konudur. Bu, ışık kaynağının gücünün istenen düzeyde ayarlanmasını sağlayan çok önemli bir detaydır. Bebeğin uyanmasını ancak sizin onu odasında gece rahat görmenizi sağlayacak kadar ışık kullanmanızı sağlayacak imkan sağlar. Bebeklerimizin ışıklara bakmaya çok meraklı ve gözlerini ayırmadan bu kaynak ile her fırsatta ilgileneceklerini unutmayalım. Aydınlatma ürünlerinin açma kapama düğmelerinin onların erişeceği mesafede veya her hangi bir şekilde bir kablo veya ip ile açılmamasına dikkat etmelisiniz. Elleri ile her şeye dokunmak ve hatta ağızlarına almak isteyen minik yavrularımız için tehlike sınırlarını sıfıra indirmeye çalışıyoruz.
BÖLGESEL AYDINLATMA
Genel aydınlatma sonrası , sırada küçük aydınlatmalarımız var. Müzikli gece aydınlatmaları ve üzerindeki deseni duvarlara yansıtan özel ışık kaynaklarını kullanabilirsiniz. Yansıtacağınız resimler, onu dış dünyaya hazırlayacak ve algıda seçiciliğini arttıracaktır. Bunun için gece ve gündüz ayarı yapıp, zamanı algılamasını kolaylaştırabilirsiniz.
Evlerimizde her oda ne yazık ki, bolca ışık almıyor. Önerimiz bol ışık ve sağlık getiren hava. Ancak bazı ev planları ve yaşam yerlerimizdeki yetersiz çözümler küçük pencereli yerlere mahkum olmamıza neden oluyor. Bu durumda aydınlatmanın inanılmaz önemi var. Uyku düzeni üzerindeki uyarıcı en önemli niteliklerden biri ışıktır. Bizlerin gözlerinin arkasında bulunan ve vücut metabolizmasının saatini ayarlayan çok önemli bir bölüm bulunmaktadır. Bu bölüm ışık ile uyarılır. Bu nedenle, bebeğin, sürekli aydınlık olan veya sürekli karanlık olan bir bölgede bulunmaması gereklidir. Bizlerin gündüz ve gece ayrımını algılamaktaki özgürlüğe sahipler.  Ve onların sağlığı için bu gerekli de.
Bu nedenle, doğanın ritmine uygun bir sistem kurmamız çok önemli. Sensörlü bir sistem ile, odanın aydınlatma kaynaklarının, hava karardıkça devreye girmesini sağlayabilirsiniz.
Yeteri kadar uyumalarını sağlamak , vücut saatlerinin doğru çalışmasını sağlamak için bu çok önemli. Bebeklerimiz, bunun dışında gündüz uykusu uyuyacakları için, perdelerimizin de dış ışıktan odayı izole etmesi için katmanlı olmasında fayda var. 2 aşamalı bir perde sistemi, ilk aşamada sadece ışığın direk gelmesini engellerken, gündüz de gerektiği kadar loşluk yaratmanızı sağlayacaktır. Bu arada fosforlu renklerin ışığın renk kalitesini , eşyaların ve duvarların renk değerlerini değiştireceğini unutmayalım.