22 Şubat 2011 Salı

Blogkaan Domain Çekilişi


Bu zamana kadar blogum için ne yılbaşında, ne birinci yaşında, ne de başka bir özel gün için çekiliş yapmamıştım. Gecenin şu saatinde durup dururken aklıma geldi ve bir çekiliş yapmak istedim.

Çekiliş dediysek öyle büyük bir ödül beklemeyin tabiki. Nihayetinde üniversitede okuyan öğrenci bir adamız :)

Tabi blogun 2. yaşında bol hediyeli bir çekiliş yapmayı düşünüyorum orası ayrı. Buda böyle mini bir çekiliş olsun istedim.

Kazanana bir yıllık ( net, com, org ) uzantılı, boşta olan istediği bir domaini vereceğim. Domain ihs.com.tr'den alacağım ve çekilişi random.org aracılığı ile yapacağım.

Çekilişe katılma şartları: bu çekilişi blogunuzda duyurmanız ve bu yazı altındaki yorum bölümünden aşağıdaki kalıpta bana bildirmenizdir.

26 Mart 2010 Cuma

Çok su içmek faydalı değilmiş!

Çok su içilmesinin böbrekler ve vücut için yararlı olmadığı açıklandı.

Türkiye’nin ufkunu açıyoruz!
Her vatandaş gazeteci, her konuda bir görüş... Web sitesi olan herkes SizdenSize’de buluşuyor
 Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Nefroloji Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Yunus Erdem, çok su içilmesinin böbrekler ve vücut için yararlı olduğu söylemlerinin yanlış olduğunu belirterek, "Günlük 5-6 litrelik su içilmesinin önerilmesi böbrekler yönünden sağlıklı değildir ve bu miktarda idrar kısa ve uzun dönemde böbrek fonksiyonlarını bozabilir" uyarısında bulundu.
Prof. Dr. Erdem, ANKA’ya yaptığı açıklamada, özellikle bazı diet programlarıyla birlikte çok su içilmesinin önerildiğini belirterek, bu yolla toksinlerin vücuttan uzaklaştırılacağının iddia edildiğini söyledi. Prof. Dr. Erdem, günlük 5-6 litrelik su içilmesinin böbrekler yönünden sağlıklı olmadığını ifade ederek, bu miktarda idrarın kısa ve uzun dönemde böbrek fonksiyonlarını bozabileceğine dikkat çekti.
Su ihtiyacının mevsimlere, diete ya da harcanılan efora göre değişebileceğini söyleyen Prof. Dr. Erdem, "Bizim önerimiz sağlıklı insanların susadığı zaman ve arzu ettiği kadar su içmesidir. Günde 1.5-2 litre idrar çıkarıyorsak bu yeterlidir. Daha fazla idrar miktarları zararlı olabilir" uyarısında bulundu.
-KABARTMA TOZU KULLANILAN TATLILARDAN BİLE TUZ ALIYORUZ-
Prof. Dr. Erdem, günlük su ve tuz olmadan hayatın mümkün olmadığını ancak miktarların önemli olduğunu vurguladı. Sağlıklı bir insanda günlük 5-6 gram tuz alımının yeterli olacağını belirten Prof. Dr. Erdem, "Bu kadar tuz da tamamen doğal besinlerin içinde bulunmaktadır. Kabartma tozu kullanılan tatlılardan bile tuz alınmaktadır. Yalnızca bir ekmekte 5 gramın üstünde tuz bulunmaktadır" diye konuştu.
Türkiye’de önerilen miktarın ortalama üç katının tüketildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Erdem, "Tuz kısıtlaması böbrek hastalarında da çok önemlidir ve hekimin önerdiği şekilde tuz kısıtlaması hem hastalıklarının ilerlemesini yavaşlatmada hem de kalp sağlıklarını korumada yararlı olacaktır" dedi.
-HER YIL 100 BİN KİŞİ HİPERTANSİYONDAN HAYATINI KAYBEDİYOR-
Prof. Dr. Erdem, az tuz kullanımının insanları hipertansiyondan koruyacağını da belirterek, şunları ifade etti:
"Tansiyonumuz normal bile olsa tuz kısıtlanması yaparak tansiyonumuzun yükselmesini engelleyebiliriz. Özellikle gelişmiş toplumlarda tüketilen tuzun önemli bir miktarı hazır gıdalardan gelmektedir, sofrada yemeğe eklenen tuz toplam tüketilen tuzun ancak yüzde 15’idir. Yani sofrada yemeğe tuz eklememek az tuz tüketmek demek değildir."
Prof. Dr. Erdem, Sağlık Bakanlığı verilerine göre her yıl yaklaşık 100 bin kişinin hipertansiyonla ilgili direk ve endirek nedenlerle hayatını kaybettiğine dikkat çekti.

Erdoğan karikatürü çizen İngiliz'e ceza

20 yıldır Türkiye'de yaşayan İngiliz karikatürist, Başbakan Erdoğan'ın karikatürünü çizdiği için hapis cezası aldı. Ancak ceza, para cezasına çevrildi.

Başbakan Erdoğan'ın kafasını bir köpek figürünün üzerine çizen karikatürist Michael Dickinson, İstanbul'da 425 gün hapis cezasına çarptırıldı. Dickinson'a verilen hapis cezası, para cezasına çevrildi.

İstanbul Kadıköy'de görülen davada hakim, Dickinson’ın çalışmasının Erdoğan’ın “gururunu ve saygınlığını” ayaklar altına aldığına hükmetti.




ÖDEMEYİ REDDETTİ
Cezası paraya çevrilen Dickinson ödeme yapmayı reddedince hakim “önümüzdeki beş yılda Erdoğan’ı konu edinen yeni bir karikatür hazırlamazsa” Dickinson’ın cezasının iptal edileceğini yazdı.

Mahkeme çıkışında BBC’ye konuşan Dickinson “Elbette rahatladım. Ne olacağını bilmiyordum. Ama hala suçlu olduğumu düşünmüyorum ve gelecekte politikacılarla ilgili çalışmalar yapmayacağımı söylemiyorum” dedi.

İNGİLTERE'DE EN AZINDAN BROWN'U ÇİZEBİLİRİM
24 yıldır Türkiye’de yaşayan 59 yaşındaki Dickinson ilk olarak 2006 yılında ceza almış ve 2008’de beraat etmişti. Ancak beraat kararı daha sonra bozulmuş ve yeni bir duruşma yapılması talep edilmişti. Bunun üzerine İngiltere’ye geri dönen Dickinson, ülkesinde iş bulamadığı için İstanbul’a geri döndü.

Dickinson BBC'ye "Burayı seviyorum. Yemeklerini, havasını seviyorum. Ama İngiltere'de en azından Brown'un karikatürlerini çizdiğimde, hapse girme korkusu yaşamazdım" dedi.

Ocak ayında yapılan duruşmanın ardından Dickinson, “Hakime eğer bana para cezası verirse ifade özgürlüğüme yapılan saldırıyı protesto etmek için ödemeyeceğimi söyledim. O da bana parayı ödemekle hapishanede iki yıl geçirmek arasında bir karar vermem için bir ay zaman verdi” demişti.

Cezayı ödememeye kararlı olduğunu söyleyen Dickinson, “Hapse girmek istemiyorum ama önümdeki tek alternatif bu” açıklamasını yapmıştı.

Heh İlginçlikler Üst Üste Geliyor...

Arkadaşını gözaltına almak isteyen polise direnerek taşla kamu malına zarar verdiği iddiasıyla yargılanan sanık, 6 ay kitap okuma ve 100 TL para cezasına çarptırıldı.

Adana 2. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmada, tutuksuz sanık Erhan Çaçan ve Dağlıoğlu Polis Merkezi’nde görevli polis memuru müşteki Halil Dikmen hazır bulundu.

Sanık Çaçan, ''DSİ'ye ait sulama kanalında yüzerken boğulma tehlikesine karşı sudan çıkmasını isteyen güvenlik görevlilerine itiraz ederek küfür eden arkadaşı Abidin Tahmaz'ı gözaltına almak isteyen polis memuru Dikmen'e direnip görevini yapmaya engel olduğu ve aynı zamanda polis otosunu taşlayarak 100 TL maddi zarara yol açtığı'' suçlamasını kabul etti.

Çaçan, o sırada alkollü olduğunu ve yaptığından pişman olduğunu belirterek, özür diledi.

Müşteki polis memuru Dikmen de 24 Haziran 2009'da Dağlıoğlu Mahallesi Bahçelievler Caddesi'nde devriye görevi yaparken, boğulma olayları fazla olduğu için DSİ'nin sulama kanalına girenleri, çıkmaları konusunda uyardıklarını söyledi. Olayın bu sırada yaşandığını ifade eden Dikmen, kimseden şikayetçi olmadığını söyledi.

Duruşma sonunda, Çaçan'a ''kamu görevlisine direnmek'' suçundan verilen 5 ay hapis cezasının TCK'nın 50/1-d maddesi uyarınca 6 ay süreyle ''alkol veya uyuşturucunun zararları ve vatandaşlık'' konusunda 10 günde bir kitap okumaya dönüştürülmesine, ayrıca ''kamu malına zarar'' suçundan verilen 10 ay hapis cezasının polis otosunda oluşturduğu 100 TL tutarındaki zararın giderilmesi olarak seçenek yaptırımına çevrilmesine karar verildi.

Sanık Çaçan hakkında, ''güvenlik görevlisine görevini yaptırmamak için direnmek'' suçundan 6 aydan 3 yıla kadar, ''kamu malına zarar vermek'' suçundan da 1 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılmıştı.

İnanılmaz Birşey...

Çin'de yaşayan, 101 yaşındaki Zhang Ruifang, görenleri hayrete düşürüyor.

Kadının alnında geçtiğimiz yıl oluşan şişkinlik, zamanla büyüyüp, uzamaya başladı ve 6 santim uzunluğunda bir boynuza dönüştü.

Kızı Zhang Guozheng, geçtiğimiz yıl kadının alnında beliren şişliği ciddiye almadıklarını söyledi:

"Zamanla bir boynuz çıkmaya başladı ve şimdi altı santim uzunluğunda. Şimdi de alnının diğer tarafında benzer bir çıkıntı var. Büyük ihtimalle o da boynuza dönüşecek."


Güneşe fazla maruz kalan yaşlıların ciltlerinde şişkinlik ve çıkıntılar olabileceğini söyleyen doktorlar, böyle bir vaka ile ilk defa karşılaştıklarını belirtiyor.

23 Mart 2010 Salı

Top 5 Şiir Listesi

Her Şey Sende Gizli
Yerin seni çektiği kadar ağırsın,
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın,
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin,
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün,
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kâr sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
..........
..........
Can Yücel



Ben Sana Mecburum

ben sana mecburum bilemezsin
adını mıh gibi aklımda tutuyorum
büyüdükçe büyüyor gözlerin
ben sana mecburum bilemezsin
içimi seninle ısıtıyorum

ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
bu şehir o eski istanbul mudur?
karanlıkta bulutlar parçalanıyor
sokak lambaları birden yanıyor
kaldırımlarda yağmur kokusu
ben sana mecburum sen yoksun

sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
..........
..........
Attila İlhan

Anlatamıyorum
Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
..........
..........
Orhan Veli Kanık

Eğer
O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması
mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.

Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile,
en güzel yerde başlatılsaydı eğer.

Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer

Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
çalınan birinin kalbiyse eğer.

Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,
insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.

O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,
hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.

Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar,
kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.

Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine delice bakmasalardı eğer.

Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de
..........
..........
Can Yücel

Beklenen
Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar.
Ne de şeytan, bir günahı,
Seni beklediğim kadar.

Geçti istemem gelmeni,
Yokluğunda buldum seni;
Bırak vehmimde gölgeni,
Gelme, artık neye yarar?
Necip Fazıl Kısakürek

Bakınız

Lütfen sitemizi yandaki Facebook butonlarıyla arkadaşlarınızla paylaşın.Yakında bomba gibi bir site olucak.Hazırlık yapılıyor...